Teşekkürler Korona virüs (Covid-19) başlığı yeterince kışkırtıcı sanırım! Bu başlıktan dolayı henüz yazıyı okumadan beni taşlamaya kalkacak olanlar olabilir. Durun lütfen, önce yazdıklarımı bir okuyun.

10 Mart 2020 tarihinde, yani karantina sürecimiz başlamadan 24 saat önce 35 yaşıma bastım. Doğum günümde yazdığım bu yazı ile aslında orta yaşıma ne kadar garip bir dönemde geldiğimi açıkça ifade etmiştim.

Aslında nankör olmamak gerekli. Bizim neslimiz zaman zaman kötü dönemlere şahit olsa da genel olarak mutlu ve huzurlu bir çocukluk yaşadı. Gençlik dönemimiz de fena sayılmazdı. En azından bugünün çocuklarına göre çok daha güzel bir dönemdi bizim yaşadığımız dönemler.

11 Mart ile birlikte karantina süreci başladı. Ben o tarihten bu yana evimdeyim. Evden çalışmaya devam ediyorum. Bu dönemde oturduğum siteden çok fazla çıkmadım diyebilirim. Birkaç istisna durum oldu ancak onlar da çok uzak mesafeler değildi. Yaşadığım şehri bile özlediğimi söyleyebilirim.

Tabi kendi halime şükretmeyi de unutmuyorum. Bu dönemde işleri gereği bizim kadar şanslı olamayan, ekmeğini kazanmak pahasına her gün korona virüs tehlikesi ile yüzleşmek durumunda olan milyonlarca insan var. Hatta bu dönemde işini kaybeden, maddi anlamda sıkıntılı durumlarla baş başa kalan çok insan oldu.

Her zaman bardağın dolu tarafından bakmayı tercih ediyorum. Bu döneme de öyle bakma niyetindeyim. Çünkü gerçekten dolu bir dönem yaşıyorum. Yaşadıklarımı bu yazı da kısaca toparlamak istedim. Umarım size de ışık verecektir.

Teşekkürler Korona virüs (Covid-19)

İnsan ister istemez yaşadığı her şeye isyan etmek istiyor. Sosyal bir varlığı 2 ay bir yere hapsederseniz mutlaka bunun psikolojik sonuçları olacaktır. Ama bizler biliyoruz ki bu süreç de geçecek ve hepimiz eski hayatımıza döneceğiz. Evet, ben yeni normal, devrim vb. şeylere inanmıyorum. Belki bir miktar daha dikkatli olacağız ama eski hayatımızdan farklı bir şey olmayacak. Her şeye aynen devam edeceğiz.

35 yıllık yaşamım boyunca ben hiçbir zaman evde bu kadar süre oturmadım. Özellikle iş hayatına girdiğim 24 yaşımdan bu yana da bu kadar serbest zaman şansım olmamıştı.

Bu sürecin sonunda benim gibi düşünen birçok insanın ciddi bir değişim ile karantinadan çıkacağına eminim. En azından ben kendimde böyle hissediyorum. İçerisinde bir taraftan ciddi fırsatları barındıran böyle bir dönemi ziyan edenler için üzülmekten başka bir şey gelmez elimden.

Peki, benim 11 Mart’tan bu yana hayatımda neler değişti?

Hayatımda Neler Değişti?

1Aile İlişkileri

korona virüs

Eşimin bankacı olmasından kaynaklı karantinada kalma şansı çok fazla olmadı. Sürecin ilk başlarında 2 hafta evden çalıştı. Sonrasında 1 ay kadar 11:00 – 18:00 arası bankada oldu. Şimdi ise 2 hafta daha evden çalışıyor. Bu dönemde üniversite yıllarımızdan bu yana geçirmediğimiz kadar birlikte zaman geçirme fırsatımız oldu. En azından aynı odada çalışıyoruz. Birbirimizin işleri ve iş yapış tarzları hakkında bilgi sahibi olabildik.

Ev işlerinde üzerime düşenden daha fazlasını üstlenerek yardımcı pozisyonundayım. Mümkün olduğunca evin akışına katkıda bulunmaya çalışıyorum. Ne kadar başarabilirsem işte…

Bu arada farklı bir şey öğrenmiş oldum. Aslında ev ile ilgili bir şeyler yaparken düşünmek ve üretmek mümkün. İşimle ilgili birçok fikri ev işlerine yardım ederken geliştirdim. Bazen de bir şeyler yaparken podcast ya da Youtube videosu dinliyorum. Bu sayede çok şey öğrendim. Hepsinden öte bir yandan iş yaparken bir yandan bir şeyi dinlemeye çalışmak odaklanma seviyenizi son derece geliştiriyor. Deneyin, göreceksiniz. Bana katkısını çok net hissediyorum.

5 yaşındaki kızımla 5 yıldır geçirmediğim kadar vakit geçirdim. Bol bol oyun oynadık. Birlikte sitenin içerisinde yürüdük. Sohbetler ettik. Bazı şeyleri öğretmeye çalıştım. İlk bisikletini aldım. O bisikletin heyecanını birlikte yaşadık. Baba kız ilişkimize müthiş katkıları oldu.

2İş Hayatım

korona virüs

Ben ofiste çalışmayı çok sevmeyen bir insandım. Aslında bu dönemde bu huyumu da test etmiş oldum. Ofiste ve arkadaşlarımın arasında odağım çok fazla dağılıyor. Kendi çalışma odamda, yalnız başıma çok daha verimli çalışıyorum.

Bir kere çevrimiçi toplantılar daha kısa ve net sürüyor. Bir toplantı masasının etrafında konuşulan gereksiz konular çevrimiçi toplantılarda yok. Herkes söylemesi gerekeni söylüyor ve toplantılar sonuçlanıyor. O yüzden çalışmak için daha fazla vakit doğuyor.

Özellikle benim gibi dijital pazarlama uzmanı olarak çalışanlar için zaten ihtiyaç duyulan bir bilgisayar, telefon ve internet bağlantısı. Bunun için de fiziksel bir mekâna mahkûm değiliz. Gidip bir parkta bile çalışabiliriz. Nerede daha verimli çalışabiliyorsak yani…

Kendi kendime kalınca, ofis arkadaşlarımın ya da yöneticilerimin yardım ve desteklerinden uzak kalınca eksikliklerimi daha net görmeye başladım. Bunlara hızlıca önlemler geliştirdim. Bu sürecin geldiğimiz noktasında gördüm ki bir hayli ilerlemişim.

Birçok markada olduğu gibi bizde de işler korona virüs karantinası döneminde dijital pazarlama alanına doğru yöneldi. Dijital pazarlama uzmanı olarak çalışanlara daha fazla iş düştü. Fikir geliştirme için daha fazla vakit harcamam gerekti.

Bu da yaratıcı düşünce konusunda kendimi daha fazla geliştirmemi sağladı. Aslında pazarlama alanında çalışan herkesin edinmesi gereken en temel becerilerden bir tanesi yaratıcılık. Ancak zaman zaman bürokratik işlere daldığınızda bu yetenek körelebiliyor.

Bu arada itiraf etmek gerekir ki bir süre daha evlerimizde kalır ve sosyal hayata karışamazsak birçok insanın yaratıcılık yeteneği körelecek. Bizler doğamız gereği sosyal hayatın içerisinde olmalı, gözlemlemeli, farklı şeyler arasında bağlamlar oluşturmalı ve bunları hayata geçirmeliyiz. Sosyal olamazsak hiçbir bağlam kurma şansımız olmaz!

3Daha Fazla Kitap

korona virüs

Her sene kendime adet olarak kitap hedefi belirlerim. Bunu da her sene 10 adet artırırım. Geçtiğimiz yıl okuduğum 60 kitap sonrasında bu yıl hedefimi 70 kitap olarak belirlemiştim. Ancak bu hedefi belirlerken korona virüs karantinası süreci olacağı aklımın ucundan bile geçmedi. Karantina sürecinde okuduğum 20 kitabı bitirmek üzereyim. Toplamda da 70 kitap hedefimi tutturmama çok az kaldı. Sanırım hedefi revize etmem gerekiyor.

Kitap seçimlerimde çok hassas ilerliyorum. 2 temel amaç üzerine listelerimi inşa ediyorum. Birinci amacım fikri dünyamı zenginleştirmek. İkinci amacım ise işim ile ilgili katkı sağlaması. Aslında ikisinin de birleştiği bir takım ortak noktalar var;

  • Bilgiyi Anlamak
  • Toplumu Anlamak
  • Kültürü Anlamak
  • İnsanı Anlamak

Bu 4 noktaya baktığımız zaman felsefe, sosyoloji, antropoloji ve psikoloji alanlarında okumalar yaptığım tahmin edilebilir.

Sadece okuyup geçmek çözüm değil. Onu kana karıştırmak gerekiyor. Bütün kitapları önemli yerlerin altını çizerek okuyorum. Daha sonra kitapta aldığım notlardan zihin haritaları oluşturuyorum. Bu zihin haritalarını önüme alıp düşünüyorum. Kitaptaki bilgilerle hemhal olmak diyebiliriz buna. Daha sonra kitabın altı çizili yerlerini tarayıp Google Drive klasörüme kaydediyorum. İleride lazım olursa bilgi konusunda sağlam bir arşivim olsun diye.

4Daha Fazla Okuma

korona virüs

Okumak sadece kitapla olmaz. Birçok blog yazısı, makale, araştırma vb. kaynaklar yukarıda saydığım 4 maddeyi karşılıyor. Düzenli takip ettiğim birçok kaynak var. Günlük olarak bu kaynaklardan gelen yayınları ilgi ile okuyorum. Önemli gördüklerimi Evernote’a etiketleyerek kaydediyorum. Tekrar ediyorum, bir gün bilgi konusunda kolay aramalar yapabileceğim ve bilgiyi çekebileceğim her türlü önlemi alıyorum.

5Videolar ve Canlı Yayınlar

korona virüs

Youtube’da müthiş bir arşiv olduğunu biliyordum. Ancak bu arşivi keşfetme vaktim hiç olmamıştı. Gerçi bir noktasından girerseniz algoritma sizi alıp inanamayacağınız noktalara götürüyor. Siz bile inanamıyorsunuz. Ama ona da ayıracak vaktim olmamıştı. Bu dönemde vakit şansım bol bol oldu. Birçok konuda faydalı bilgiler edindim, iyi röportajlar ve konferanslar izledim.

Ayrıca korona virüs karantinası sürecinde bol bol canlı yayınlara şahit olduk. Bunların içerisinde de şüphesiz bilgi anlamında büyük katkılar sağlayan yayınlar oldu. Ben bu yayınlardan çok şey öğrendim. Öğrenmeye de devam ediyorum.

6Çevrimiçi Eğitimler

korona virüs

Karantina sürecinde aldığım eğitimlerin sayısını da artırdım. İyi yazmak, model düşünme, Google ürünleri ve Phyton odaklandığım ana konular oldu. Bu konularda çok güzel eğitimler aldım. Çoğu da devam ediyor.

Korona virüs (Covid-19) Karantinası Nasıl Sonlanacak?

Nasıl sonlanacak deyince sakın bilimsel bir tespitte bulunacağımı düşünmeyin. O işler bizlerin haddine değil. Bilim insanlarımız süreci takip ediyorlar ve eminim ki onlar ne zaman son bulacağı konusunda aşağı yukarı bir bilgiye sahipler.

Benim anlatmak istediğim karantina sonrasında nasıl insanlar olacağımız. Mutlaka her birimizde değişimler olacak. Bu süreci olumlu değerlendirenler ile hiçbir şey yapmayanlar arasında ciddi bir fark olacak. Bu farkı kapatmak için kimsenin bir daha bu kadar uygun vakti olacağını sanmıyorum.

İkinci bir dalga olursa yine bu kadar eve kapanır mıyız bilmiyorum. Ancak kapanırsak da bugünleri iyi değerlendiren insanlar yine durmayacaklardır. Haliyle arası kapanmaz bir fark açıldı.

Özellikle kendisini geleceğin meslek hayatına doğru bir biçimde hazırlamış kişiler ön plana çıkmaya başlayacaklardır. Diğerleri için üzülmekten başka elimden bir şey gelmez.

Bu yazıya puan vermek ister misiniz?
[Toplam: 0   Ortalama: 0/5]

2 YORUMLAR

  1. Başlığı okuyunca korona sürecinin bize neler katmış olabileceği konusu olduğunu düşündüm ve öyle de oldu. Keşke herkes bu kadar pozitif değerlendirebilse, tebrik ediyorum gerçekten de… Güzel bir planlama değil de akışına bırakanların bu süreçten zararlı çıkacağını düşünüyorum.

    • Herkesin mutlaka korona virüs süreci ile ilgili güzel birer hikayesi vardır. Ben de benimkini paylaşmak istedim. Aslında akışına bırakanın da bir hikayesi olabileceğine inanmak istiyorum. Covid-19 herkese mutlaka bir şeyler öğretecek. Beğenmenize sevindim.

Bir Yorum Yazın